Tedarik Zinciri Krizleri Neden Bitmiyor?
Pandemi dönemiyle başlayan ve sonrasında Rusya-Ukrayna savaşı, Kızıldeniz'deki gerilimler gibi jeopolitik fay kırıklarıyla derinleşen küresel tedarik zinciri krizleri, dünya ekonomisinin baş ağrısı olmaya devam ediyor. Konteyner fiyatlarındaki dalgalanmalar, çip tedarikindeki darboğazlar ve enerji nakil hatlarındaki sorunlar, üretim maliyetlerini doğrudan yukarı çekiyor.
Arz Yönlü Enflasyon Dalgaları
Ekonomistler, mevcut enflasyonist ortamın sadece para basılması veya talep artışından kaynaklanmadığını, asıl sorunun 'arz yönlü' olduğunu belirtiyor. Hammaddeye ulaşımın zorlaşması ve navlun (taşıma) bedellerinin artması, nihai tüketici ürünlerine maliyet enflasyonu olarak yansıyor. Üreticiler artan bu lojistik ve üretim maliyetlerini kar marjlarından kısmak yerine doğrudan etiket fiyatlarına yansıtıyor.
Merkez Bankalarının Çaresizliği
ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) gibi kurumlar enflasyonu dizginlemek için agresif faiz artırımlarına gitse de, faiz silahı talep yönlü enflasyonda etkilidir. Gemilerin rotasını değiştirmesine veya fabrikaların kapanmasına yol açan tedarik krizlerine karşı merkez bankalarının faiz politikaları ne yazık ki yetersiz kalmaktadır. Bu da 'yapışkan enflasyon' döneminin beklenenden çok daha uzun süreceğinin habercisidir.