Petrol Devleri 2024’te Kâr Kaybı Yaşadı: Enerji Sektöründe Büyük Düşüş
Enerji sektörü, 2024’ün ilk yarısı itibarıyla son yılların en dikkati çekici finansal daralmasını yaşıyor. Global ekonomide stratejik öneme sahip petrol ve enerji devleri, toplamda 103,9 milyar dolar net kâr açıkladı. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 19,3’lük kayıp, enerji piyasalarını ve yatırımcıları tedirgin etti. Dünyanın en büyük petrol şirketleri üzerinde oluşan bu baskı, sadece ekonomik değil, jeopolitik tartışmaları da beraberinde getiriyor. Peki, Türk enerji piyasası bu gelişmelerden nasıl etkilenebilir? Milli menfaatlerimizin korunması açısından atılması gereken adımlar neler olabilir?
#### Şirket Kârları: Liderlik Koltuğu Sarsıldı
Listenin başında yer alan Saudi Aramco, uzun yıllardır küresel enerji pazarında liderliğini koruyordu. Ancak 2024’ün ilk yarısında şirketin net kârı yüzde 13,6 oranında gerileyerek 48,68 milyar dolara indi. Bu tablo, Aramco’nun mutlak hâkimiyetinin de tehdit altında olduğuna işaret ediyor. Amerikan enerji devi ExxonMobil de benzer şekilde yüzde 15,3’lük bir düşüşle kârını 14,79 milyar dolara çekti. Diğer yandan, Avrupa’nın öncü oyuncularından Shell’in kârı yüzde 30 gerileyerek 9,8 milyar dolara, TotalEnergies’in kârı ise yüzde 31,2 azalarak 6,54 milyar dolara düştü.
ABD merkezli Chevron’un kaybı ise çok daha keskin: Yüzde 39,7’lik düşüşle firma sadece 5,99 milyar dolar kâr bildirdi. ConocoPhillips de yüzde 1,2’lik kayıpla kârlılığını 4,82 milyar dolara indirdi. Equinor’un karı yüzde 13 düşerek 3,95 milyar dolara, İngiliz enerji devi bp’nin karı ise yüzde 31,9 azalışla 3,73 milyar dolara kadar geriledi. İtalyan ENI’nin de kârı yüzde 8,3 gerileyerek 1,99 milyar dolar seviyesine indi.
Enerji hizmetlerinde de manzara çok farklı değil. Schlumberger yüzde 17’lik azalmayla 1,81 milyar dolar, Halliburton ise tam yüzde 48,6’lık büyük kayıpla 676 milyon dolar kâr açıkladı. Dikkat çekici bir istisna ise Baker Hughes oldu; firmanın net karı yüzde 6,8 artışla 1,1 milyar dolara yükseldi. Tüm bu rakamlar, küresel enerji sektöründe tarihi bir dönüm noktasına işaret ediyor.
#### Jeopolitik ve Ekonomik Gelişmelerin Enerji Piyasasına Yansımaları
Enerji piyasalarındaki bu sarsıntının arkasında hangi nedenler yatıyor? Uzman analizlerine bakıldığında, öne çıkan iki temel unsur göze çarpıyor: Pandemi sonrası olağanüstü kârların normalleşmesi ve Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ardından piyasalarda hakim olan belirsizlik ortamı. Londra merkezli Energy Intelligence Group’un Petrol Piyasaları Ekonomisti Julien Mathonniere, bu gelişmelerin enerji şirketlerini derinden etkilediğine dikkat çekti. Mathonniere, “Pandemi sonrası elde edilen olağanüstü kazançların sonu geldi. Şimdiki rakamlar, enerji piyasalarının gerçek dinamiklerine ışık tutuyor,” diyor.
Petrol talebinde yaşanan azalma ise sektörün genel kârlılığını baskılayan ana unsur. ABD’de artan gümrük tarifelerinin getirdiği belirsizlik ve maliyet artışları, hem üretici hem de tüketici tarafında tedirginliğe yol açıyor. Bu süreçte petrol talebinin gerilemesi, enerji yatırımlarında iştah kaybını da beraberinde getirdi. Uzmanlara göre bu durum, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu birçok ülkede fosil enerji yatırımlarında yeni bir dönemi başlatabilir.
Mathonniere’ye göre, yıl sonuna dek petrol fiyatları 70 dolar bandında dalgalanmaya devam edecek. 2026 projeksiyonunda ise OPEC+ dışı arzın yavaşlamasıyla birlikte fiyatların 70 doların hemen altına inebileceği öngörülüyor. Bu gelişmeler, milli enerji stratejilerinin en ince ayrıntısına kadar yeniden değerlendirilmesi gerekliliğini bir kez daha gündeme taşıyor. Sizce, millî enerji politikamız mevcut koşullara yeterince hızlı cevap verebiliyor mu?
#### OPEC+ Kotaları, Çin Faktörü ve Gelecek Öngörüleri
Primary Vision Network şirketinden Enerji ve Ekonomi Analisti Osama Rizvi ise fiyatlardaki kısa vadeli baskıya dikkat çekiyor. Rizvi, düşük stok seviyelerinin piyasada bir miktar sıkışıklık yarattığını, ancak Çin’in stok alımlarını durdurmasının petrol talebinde 500-600 bin varil azalma oluşturabileceğini ifade etti. Bu gelişme, küresel piyasaları derinden sarsabilecek potansiyele sahip.
OPEC+ üretim kotalarının da kârlılık üzerinde büyük etkisi bulunuyor. Rizvi’ye göre, Temmuz ayı itibarıyla Irak ve Rusya’nın kotalara uyum sağladığı görülüyor. OPEC+ üretimi günlük 140 bin varil azaltıldı ve bu eğilim devam ederse enerji devlerinin gelirleri üzerindeki baskı da sürebilir. Ancak, kotaya uyumun artması ile fiyatlarda yukarı yönlü bir hareketlenme de olası. Bu tablo karşısında, Türkiye’nin enerji ithalatını ve stratejik rezerv politikalarını tekrar gözden geçirmesi gerekmiyor mu?
– Kârlarda küresel çapta yüzde 19’dan fazla gerileme
– En büyük düşüşler Chevron, Halliburton ve TotalEnergies’de
– Uzmanlara göre ihtiyaç: Milli enerji planlarının güncellenmesi
– Çin’in rolü: Alım kararları ile piyasada kırılmalara neden olabilir
– OPEC+ kotalarıyla, arz ve fiyat dengesi uluslararası seviyede değişebilir
Enerji bağımsızlığımızı sağlamak ve Türkiye’nin jeopolitik çıkarlarını savunmak adına hangi yeni adımların atılması gerektiğini düşünüyorsunuz? Sizin görüşlerinizi aşağıda bizlerle paylaşmayı unutmayın; tartışmaya katılarak milli bağlarımızı güçlendirelim!
